Blog Anasayfa | Arama Yap | Resim Yükle | Profilime Bak
Ücretsiz blog | Giriş yap

2010-Jan-3, 02:29

FİTNEDEN KORUNMANIN YOLU SALİH AMELLERDİR.

 


Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki:
“... Fitne, adam öldürmekten daha kötüdür...” (Bakara sûresi: 191)
“Fitne; Ayrılık, karışıklık, kargaşa; insanı hak ve hakîkatten saptıracak şey. İnsanları sıkıntıya, belâya düşüren, zarara sebep olan iş. Düşmanlığa sebep olan şey.” (D.sözlük)

Fitne, aldatmanın ayyuka çıktığı zamanımızda fertten topluma sirayet etmiş, hatta devletler arası mücadelenin temelini dahi teşkil etmiş, özel bir bilim dalı oluşmuş, stratejik kurumlar haline dönüşmüştür. Dünya sevgisi ve dizginlenemeyen ihtiraslar, başkasının haklarına tecavüzün zirve hali fitneyi daha profesyonel hale getirmiştir.
Fitnenin toplumun bütün katmanlarına sirayet edeceği bir zamanın geleceği, Yüce Peygamberimiz(sav) tarafından haber verilmiştir.

Alemlere Rahmet Hazreti Muhammed(sav);
"Fitneler, tıpkı (kamışlardan örülen) hasır gibi, (insanların kalbine) çubuk çubuk atılır. Hangi kalbe bir fitne nüfuz ederse onda siyah bir leke hasıl olur. Hangi kalp de onu reddederse onda beyaz bir benek hasıl olur. Böylece iki ayrı kalp ortaya çıkar: Biri cilalı tas gibi bembeyazdır; dünyalar durdukça buna hiçbir fitne zarar vermez. Diğeri ise, alaca siyahtır. Tepetaklak duran testi gibidir; bu kalp, ne iyiyi iyi bilir, ne de kötüyü kötü. O, hevadan (beşeri değerlerden) kendisine ne yutturulmuşsa, onu (hak veya batıl) bilir…" (Muslim, Iman 231, (144).)

Yukarıdaki hadisi şerifte geçen; “…bu kalp, ne iyiyi iyi bilir, ne de kötüyü kötü. O, hevadan (beşeri değerlerden) kendisine ne yutturulmuşsa, onu (hak veya batıl) bilir." İfadesi insanımızın içinde bulunduğu durumu çok açık bir şekilde izah etmektedir. Aman Allah’ım, toplum fitneden ne kadar nasip almış ki; herkes birbirini aldatmanın peşinde, aldatılmak ve aldanmak hayatın normal bir parçası halini almış(!)

Fitne belasına düştüğümüz taktirde başımıza gelebilecek tehlikeler de başka bir hadisi şerifte şöylece haber verilmiştir;

"Size çullanmak üzere, yabancı kavimlerin, tıpkı sofraya çağrışan yiyiciler gibi, birbirlerini çağıracakları zaman yakındır."
Orada bulunanlardan biri: "O gün sayıca azlığımızdan mı?" diye sordu.
"Hayır, buyurdular. Bilakis o gün siz çoksunuz. Lakin sizler bir selin getirip yığdığı çer-çöpler gibi hiçbir ağırlığı olmayan çer-çöpler durumunda olacaksınız. Allah, düşmanlarınızın kalbinden size karsı korku duygusunu çıkaracak ve sizin kalplerinize zaafı atacak!"
"Zaaf da nedir ey Allah’ın Resulü?" denildi.
"Dünya sevgisi ve ölüm korkusu!" buyurdular."
(Ebu Davud, Melahim 5, (4297).)

Fitneden korunmanın yolu; hayırlı ameldir.  Aksi taktirde korkunç bir akıbet bizi beklemektedir. Resulullah(sav) buyurdu;

"Karanlık gecenin parçaları gibi olan fitnelerden önce, hayırlı ameller işlemede acele edin. O fitne geldi mi kişi mu'min olarak sabaha erer de kâfir olarak akşama girer. Mu'min olarak akşama erer de kâfir olarak sabaha ulaşır; dinini basit bir dünya menfaatine satar." (Muslim, Iman 186, (118); Tirmizi, Fiten 30, (2196).

U.Kepekçi-TUNALIM...
2009-Dec-24, 09:24

SELAM OLSUN KERBELA ŞEHİTLERİNE VE İMAM HÜSEYİN’E

 

 


Müslim, Kufe’ye vardı. Onun Kufe’ye gelme haberi, şehirde yayılınca on iki bin kişi, diğer bir görüşe göre ise on sekiz bin kişi onun vasıtasıyla İmam Hüseyin (a.s)’a biat ettiler. Müslim, durumu Hz. Hüseyin’e bildirerek İmam’ın Kufe’ye gelmesini istedi. Ancak çeşitli sebeplerle Hz. Hüseyin’e biat edenlerin bir kısmı şehit edildi birçoğu da korkularından dolayı döndüler. Her şeye rağmen Hz. Hüseyin çıktığı yoldan geri dönmedi.

Ömer bin Sa’d, Aşura gününe üç gün kala, İmam Hüseyin (a.s)’ın kafilesinin suya ulaşmaması için beş yüz süvariyi Fırat nehrini korumaları için görevlendirdi. (Bakar mısınız manzaraya; bir dünyaya yetecek Fırat nehrinden bir damla suyu bile çok gören mantık…)

Muharrem ayının dokuzuncu günü Hz. Hüseyin (a.s) ve ashabı, düşman tarafından ablukaya alındılar…

Nihayet “Aşura” günü Ömer bin Sa’d, otuz bin savaşçıyla saldırıyı başlattı. Otuz iki süvari ve kırk piyadeden oluşan Hz. Hüseyin (a.s)’ın ordusu, onların saldırıları karşısında korkusuzca direnip, yiğitçe savaştılar; hem şehit verdiler ve hem de onlardan öldürdüler.

Hz. Hüseyin (a.s)’ın ashabının hepsi şehit olunca, sıra İmam (a.s)’ın kendi ailesine geldiler savaş meydanına çıktılar, yiğitçe savaştıktan sonra onlar da şahadet şerbetini içtiler.
“Aşura” günü nihayet İmam Hüseyin (a.s) da o zalimlerin eliyle feci bir şekilde şehit edildi.

Çocuklarından Ali Ekber ve Abdullah babalarının yanında şahadete erişmiş ve savaştan kurtulan İmam Zeynel Abidin (a.s) da Müslüman’ların dördüncü İmam’ı olmuştur.

Bizler sadece birkaç sahnesini dikkatlerinize sunmakla Kerbela faciasında yaşananlardan bir nebze vicdanlarınıza bilgiler sunduk.

Şimdi yazımızın başına dönersek, Kerbela insanlığın sınavı olduğunu, dünya menfaati uğruna hırsa bürünen kimselerin, ne kadar korkunç bir çehreye bürünebileceklerini siz değerli dostların idraklerine sunmak istedik.

Umudumuz o dur ki hem gerekli dersler çıkarılsın, hem de O yüce şüheda Ehlibeyt kervanından şefaat talebinde bulunmaya bir nebze yüzümüz olsun.
Selam olsun Kerbela şehitlerine selam olsun imam Hüseyin’e!

U.Kepekç,-TUNALIM...  ( http://www.trtube.com/kerbela-olayi-54192.html )( Kerbela video klip)
                    TEMSİLİ RESİMLERLE KERBELA OLAYI   



Ubeydullah Bin Ziyad'ın adamları Hz. Hüseyin (a)'in elçisi Müslim'i kaleden aşağı atamak üzereyken.



Hz. Hüseyin (a) Kerbela'ya doğru hareket etmekte olan kervana öncülük ediyor.



Hz. Hüseyin Beni Esat kabilesiyle sohbet etmekte.




Hz. Hüseyin (a) savaştan önce Ömer Bin Sa'd'ın ordusuyla konuşup onlara nasihatte bulunuyor.



Hz. Hüseyin (a) tövbe edip kendisine katılan Hürr'ün biatini kabullenirken.



Hz. Hüseyin şehitlerden birinin cesedini kadınların çadırına getiriyor.



Düşmanlarla savaş sahnesi.



18 yaşındaki, Peygamber efendimize (s) çok benzeyen Hz. Ali Ekber'in başı babası Hz. Hüseyin'in (a) dizi üstünde.




Hz. Hüseyin'in (a) fedakar kardeşi Hz. Ebulfezl Abbas Fırat nehri başında. (Abbas (a) kardeşinin susuzluğunu hatırlayarak su içmemiş susuz şehid edilmiştir.)




Hz. Hüseyin (a) küçük yavrusu Ali Asgar için Ömer Sa'd ordusundan su istiyor ve onlar bu isteğe masum bebeğin boğazına ok saplayarak cevap veriyorlar.
 Kaynak:ehlibeytsevdasi.yoo7.com/


Makale yazıları, Resim yükle, Clone Tube youtube siteniz, Url Kısalt