Blog Anasayfa | Arama Yap | Resim Yükle | Profilime Bak
Ücretsiz blog | Giriş yap

2009-Dec-1,10:55

BTP GENEL MERKEZİ'NDEN KAMUOYUNA DUYURU

 

Aziz milletimiz,

Özellikle son günlerde bazı çevreler tarafından Genel Başkanımız Prof. Dr.  Haydar BAŞ’la ilgili bazı dedikodu ve iftiralar yapılmaya çalışılmaktadır. Halkın arasına da yayılmaya çalışılan bu nifak ve fitne tohumlarının belirli basın organlarında yer alması düşündürücüdür.

Dıştan güdülmeyi varlık sebebi sayarak devleti ve milleti içten teslim almaya çalışan, bu sebeple de devlet kurumlarını, orduyu ve milleti birbirine düşüren bu odakların, devlete, millete ve hukuka sahip çıkmış Genel Başkanımızı hedef tahtasına oturtma gayretlerini anlamak hiç de zor değildir.

Aynı güçler, devletin ve milletin istikbalinin teminatı olan bu hareketi baltalamak, Genel Başkanımızın itibarını zedelemek ve onun hizmetlerini milletin gözünden saklamak için ortaya koyduğu hizmeti illegal göstermeye çalışmaktadırlar. Hemen belirtelim ki asıl illegallik bu menfur zihniyet ve onların ortaya koyduğu fitne hareketleridir. Bu asılsız ve mesnetsiz saldırılar yüce milletimiz tarafından ibretle izlenmekte olup mutlaka mahkûm edilecektir. Ayrıca bu sürece Prof. Dr. Haydar BAŞ Beyin ismini geçirerek bulaştırmaya çalışanlar hukukun en temel ilkelerini çiğnedikleri gibi yargıyı da yanlış yönlendirme hesabı içindedirler.

Söz konusu haksız saldırılar devlet ve millet adına değil, kendini devlet ve millet yerine koyan yerli işbirlikçiler tarafından yapılmaktadır. Burada hedef devletin kimliği, milletin birlik ve beraberliği ve vatanın bölünmez bütünlüğüdür.

Bu oyun yeni de değildir. Onlarca yıldan beri Genel Başkanımızı millet hizmetinden alıkoymak için mali ve hukuki yönden pek çok saldırı plan ve programı tezgâha konulmuştur. İşyerleri kapatılmaya çalışılmış birçok iftiralar mahkeme salonlarına taşınmıştır. Bugüne kadar yüzden fazla dava ve 20 bin sayfayı aşkın mahkeme dökümanları ile tarihte bir benzeri görülmemiş hukuk mücadelesi verilmiştir. Kendisine iftira atanlar her defasında mahkemeler tarafından ceza ve tazminatlara mahkûm edilmiştir.

28 Şubatın gerçek mağduru Prof. Dr. Haydar BAŞ’ tır. Jandarma, emniyet yıllarca onun peşine düşerek baskı uygulamıştır. Birçok işyerlerine baskınlar düzenlenmiştir.

O gün olduğu gibi bugün de aynı zihniyet Genel Başkanımızı mağdur etmeye çalışmaktadır. Mesela, BTP tarafından İstanbul Çağlayan meydanında yapılan 300 bin kişilik miting, küçük bir grupça sabote edilmeye çalışılmış, iddianamede, miting o küçük grup tarafından yapılmış gibi ifade edilmiştir.

Bütün baskılar ve mağduriyetlere rağmen Prof. Dr. Baş, bir şefkatli baba tavrıyla devletine ve milletine sahip çıkmıştır. O yanlış ve zulüm yapanların, kendisini devlet yerine koyan, görevini kötüye kullanan bir kısım şahıslar olduğunu biliyordu. Bu sebeple o, devletine küsmedi, darılmadı, daha çok sahip çıktı. Her zaman “devlet zaafa uğrarsa millet dağılır” dedi. Askere sahip çıkması da aynı mantıkladır. Zira ordusu güçlü olmayan bir milletin ayakta kalma şahsı yoktur.

Daha birkaç gün önce hacda, Arafat ta kaldığı çadırda Türk Bayrağını gören hacılar “mutlaka bu Haydar Hocanın çadırıdır” diyorlardı.

Unutmayalım ki, ülkenin yapı taşları ile oynuyorlar. Ülkeyi ülke, devleti devlet ve milleti millet yapan tüm değerler, içimizden gözüken ve fakat başka güçler hesabına çalışan eller üzerinden boşaltılıyor. Ha Türk Devleti olmuş, ha AB, ABD demeye getiriyorlar. Bayrağımızı tartışmaya açarak ona bez parçası diyorlar. Ha Türk Bayrağı, ha ABD veya AB bayrağı ne fark eder diyorlar.

Vatan topraklarını, millete ait kamu kurum ve kuruluşlarını yapancılara peşkeş çektiler. Asker, Ordu ve devlet “düşman” muamelesine tabi tutuldu. Kıbrıs ta Türk Askeri işgalci ilan edildi. Sözün özü, Türk Milletini teslim almak istiyorlar. Ve iyi biliyorlar ki tüm bu oyunları bozan tek adam Prof.Dr.Haydar Baş’tır. Bunun için ona askerin adamı, derin devletin adamı, yakıştırmasını yaptılar. Keşke Asker ve Devlet Prof. Dr. Haydar Baş’ı dinleseydi. O zaman Kıbrıs elden çıkma noktasına gelmezdi, o zaman millet devlet ile çatışmazdı. O zaman vatan toprakları ecnebilere satılmazdı. Devlet borca batmazdı, teröristler kahramanca karşılanmazdı, o zaman vatan toprakları bölünme noktasına gelmezdi.

Ne yazık ki; Bu millete sahip çıkan Prof.Dr.Haydar Baş’a saldıranlar 28 Şubatın Mağduru değil, gerçekte 28 Şubatın senaryosunu yazanlardır. Onlar iyi polis- kötü polis rolünü paylaşarak sonuçta milletin ve devletin kaybettiği bir finali hazırlamışlardır. Mağdur rolü oynayanla, o günün siyaset ve asker sorumlusu aynı fotoğraf karesinde buluşmuş, aynı Yahudi kuruluşlarından ödül almışlardır. Misyonları ortaya çıkarılınca da bu kez patronlarının çağırmasıyla ABD’de istihbarat kontrollü çiftlik evlere yerleştirilmişlerdir.

Aziz milletimiz, şu noktadan da rahat olsun ki hukuku ihlal edenlerden, bu yolla yargıyı yönlendirmeye çalışanlardan hukuk nezdinde hesap sorulacaktır. Birtakım dış şer odaklarının talimatları ile hareket eden, milletin kimliğini, akaidini, kültürünü ve fiziki varlığını peşkeş çekenler, tarih- millet ve hukuk önünde hesap vereceklerdir.

Genel başkanımız ve biz bu güne kadar haklı olduğumuz bütün konularda geri adım atmadık bundan sonra da atmayacağız.

Özümüz ve davamız millet meselesidir. Mücadelemiz devlet millet ve topyekun bizi biz yapan değerler adınadır.

Dindarız ama asla fundemantalist değiliz. Sonuna kadar milliyetçiyiz ama kafatasçı ve bölgeci değiliz. Her zaman mandacılığa karşı çıktık ve bağımsızlık bizim millet olarak karakterimizdir.

Ana meselemiz insana hizmettir. Vatan ve millet sevgisi iftihar kaynağımızdır. Temel hak ve hürriyetleri korumak, hem sloganımız hem de hedefimizdir. Hukukun üstünlüğüne sahip çıkmak, değişmez parolamızdır. Devlete ve millete birlikte sahip çıkmak ve hizmet etmek gayemizdir. Halka hizmetin hakka hizmet olduğunun idraki içindeyiz. Mücadelemizde milletimizin yüksek menfaatleri ve samimiyetimiz belirleyicidir. Ekonomik kalkınma, hayati önem taşımaktadır. Hiçbir güç bizi bu yüce gayeden geri çeviremez. Millet ve onun bağlı olduğu mana ve değerler dışında başka otoriter bir güçte tanımıyoruz. Kimliği, vasfı, unvanı ne olursa olsun herkes her kurum hukuk çizgisinde kalmaya mecburdur. Yıkıcı çevreler hukukun ve milletin bariyerlerine bir gün çarpacaklarını unutmamalıdır. Yargının adaletle hareket etmesi onun varlık sebebidir ve buna inancımız tamdır. Siyasiler millet için vardır ve asla kendi bindikleri dalı kesmemelidirler.
 
Konuyla ilgili olarak Genel Başkanımız Prof. Dr. Haydar Baş 5 Aralık Cumartesi Meltem TV.de saat 21:00 de Ekoanaliz programında basın mensuplarının sorularını cevaplandıracaktır. Bu şartlar altında Yüce Milletimizin Prof.Dr.Haydar BAŞ ve onun fikir ve projelerinin etrafında kenetlenmek dışında başka bir yolu yoktur. Milletimiz, kendisine sahip çıkanlarla, kendisine oyun oynayanları fark etmek mükellefiyeti altındadır. Milletimizin bu basiret ve ferasete sahip olduğuna inanıyoruz.

Bu duygularla Aziz Milletimizi sevgi ve saygılarımızla selamlıyoruz.

BTP GENEL MERKEZİ:  Haberin videosu : http://www.dailymotion.com/video/xbbqxu_bayymsyz-turkiye-partisinden-
posted by gencturk in: | (0) Comments | email this post

Add Comment
Comments:



Makale yazıları, Resim yükle, Clone Tube youtube siteniz, Url Kısalt